Defne Yaprağı'nı artık facebook'tan takip edebilirsiniz..
Saç Kavurma - 22.8.2011


  Herkesin bildiği ve yapımı çok kolay olan bu yemeği,daha önce vermeye hiç gerek duymamıştım ama,bu ay gelen iki yorumda saç kavurması tarifi ve yumuşak olması için püf noktası sorulması üzere, siteye eklemek istedim. İşte benim yumuşaklığı garanti saç kavurma tarifim:
 
 Et cinsinde benim tercihim kuzu, ama dana da güzel oluyor Yumuşaklık farkından değil..Ama  fotoğraftaki dana eti.Çünkü,kasabımdan(  heralde oruç  başına vurmuştu) kuzu diye özellikle  istediğim et eve gelince dana çıktı .
 
     Malzemeler:
  • 1 kg kuşbaşı et
  • 10-12 adet yeşil biber
  • 3-4 adet orta boy domates
  • 1 yemek kaşığı tereyağı veya 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • tuz,karabiber,pulbiber
  1. Kuşbaşı eti dar bir tencereye alın.(tencerenin yarısını dolduracak şekilde olacak) ocağınızın orta gözünde kısık ateşte ağzı kapalı suyunu bırakıp tekrar çekinceye kadar pişirin.Bu süre kuzu ve dana için değişir,ama yaklaşık 1-1,5 saat arası değişir. Bu aşamada ara ara birkaç kez karıştırın.(et suyunu bıraktıktan sonra biraz tuz ilave edin)
  2. Doğranmış biberleri yağda saç üzerinde soteleyin.Domateslerin kabuklarını soyup küp doğrayın.Saca ilave edip suyunu çektirin.Kavurduğunuz eti saca ilave edin.Tuz,karabiber ve pulbiber ilave edin.Birkaç dakika daha soteleyip ocaktan alıp servis yapın.

 



Yorumlar(7) - Yorum Ekle
 
Zeytinyağlı Havuç - 19.8.2011


   Bu hafta pazarda havuçlar öyle güzel gözüktülerki gözüme,zeytinyağlısı iftarda,keki de çayın yanında yerini aldı...
 
 
     Malzemeler
  • 3 adet orta boy havuç
  • 1 adet orta boy kurusoğan
  • 1 çay bardağına yakın kuru üzüm
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 2 diş sarımsak
  • 2 yemek kaşığı pirinç
  • tuz
  1. Havuçları dilediğiniz şekilde ve kalınlıkta doğrayın(ben tırtıllı bir bıçakla kazıyıp,jülyen doğradım)
  2. Yayvan bir tencede,doğradığınız soğan ve dilimlediğiniz sarımsakları zeytinyağında soteleyin.
  3. Havuçları ilave edip 3-4 dk. çevirin.Üzümleri,pirinci ve tuzunu ilave edin.
  4. Üzerine geçmeyecek kadar sıcak su ilave edip,orta ateşte suyunu çekip havuçlar yumuşayana dek pişirin.
  5. Servis tabağına alıp dereotu ile süsleyin.


Yorumlar(4) - Yorum Ekle
 
Yuvalama - 17.8.2011


    Dün iftar yemeği için evin küçüğünün özel isteği üzerine birlikte yuvalama yaptık. Antep yöresinin bu harika yemeğini(çorbası mı desem?) çoğu kişi uğraş istediği için başına geçmeye korkar.Ama inanın çocukları oyun gibi başına oturtmayı başarabilirseniz oldukça kolay geliyor.3 ayda 4. kez yaptık.Ne kadar zamanımızı mı aldı?12-14 kişilik aşağıdaki ölçülerle 1 saati biraz aştı.Tabi yuvarlayan kişi sayısına göre zaman kısalacaktır...Mutlaka  deneyin derim!
   Tarifi veren Antep'li arkadaşım Esma'ya  teşekkür ediyorum!..
 
 
     Malzemeler:
  • köftesi için:
  • 250 gr. pirinç
  • 150 gr. yağsız çiğ köftelik kıyma
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1/2 çay bardağı su
  • ayrıca:
  • 1 su bardağı nohut
  • 200 gr. kuşbaşı et(tercihen kuzu)
  • 1 orta boy soğan
  • 1 tatlı kaşığı tane karabiber
  • sosu için:
  • 1 yumurta
  • 2 su bardağı süzme yoğurt
  • üzeri için :
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 yemek kaşığı nane
  1. Nohutu akşamdan ıslatın.Ertesi gün suyunu süzdürüp,tencerede üzerini geçecek kadar suda biraz haşlayın.
  2. İnce doğranmış soğanı düdüklü tencerede tereyağında hafif pembeleştirip,nohut büyüklüğünde kuşbaşı doğranmış etiniz ve karabiberi ilave edip,suyun çekene dek kavurun(orta ateşte9
  3. Nohutu,tuzunu ve üzerini 2-3parmak geçecek kadar kaynar suyunu ilave edip,düdüklüyü kapatın.Etler ve nohut iyice yumuşayana dek pişirin
  4. Köfteler için:pirinci yıkayıp süzdürün.blenderde ince un kıvamıı alana dek çekin.eti,tuzu,karabiberi ilave edip yoğurmaya başlayın.Azar azar su ilave edip katı bir köfte hamuru hazırlayın.
  5. Köfteden elinize avuç içi kadar parçalar alıp simit gibi yuvarlayıp ,elinizle nohuttan küçük parçalar koparıp yuvarlayın(elinize arada yağ sürerek)hamur bitene dek işlemi tekrar edin.
  6. Çok az kaynar su da köfteleri 2 taşım kaynatıp,süzdürün.
  7. Nohutun üzerindeki suyu eğer az ise kaynar su ilave edi(.2 parmak üzerini geçecek) 
  8. Yoğurt ve yumurtayı karıştırın.Sıcak yemek sunudan azar azar üzerine alarak cıvıtıp ılımasını sağlayın(ayran kıvamını alana dek--yoğurdun kesilmemesi için)
  9. Yoğurdu yemeğe yavaşça karıştırarak boşaltın.1 taşım kaynatıp servis yapın.Üzerine naneli yağ gezdirin.

  

  
  


Yorumlar(3) - Yorum Ekle
 
Çatal Tatlı - 13.8.2011


  Uzunca bir aradan sonra Ramazan'a uygun bir tarif ile  tekrar merhaba.Komşum Aysel ablada tatmış çok beğenmiştim.Ramazanın ilk günü iftar soframızı renklendirdi.Bir kısmını da şerbetsiz olarak birkaç gün bekletip öyle şerbetledim.Aysel abla yaklaşık 15-20 gün bu şekilde hazır bulundurulabileceğini söyledi.Denemek lazım,kurtarıcı bir tatlı olabilir ne dersiniz!..
 
      Malzemeler:(yaklaşık 30 adet)
  • 1 yumurta
  • 1 tatlı kaşığı sirke
  • 1,5 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1 fiske tuz
  • 2 damla limon suyu
  • 1,5 su bardağı un
  • Şerbeti:
  • 3 su bardağı şeker
  • 3,5 su bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu veya mercimek kadar limontuzu
  • 1 çimdik tuz
  1. sıvı malzemeleri yoğurma kabına alıp kuru malzemeleri yavaş yavaş ilave ederek hamurunuzu hazırlayın.
  2. 10 dk. bekletip,hamuru mantı kalınlığında açın.
  3. birer parmak kalınlığında şeritler kesin.
  4. bir teflon  veya çelik tavaya 1,5 parmak kalınlığında sıvıyağ veya zeytinyağı ilave edip,ısıtın.
  5. bir çatal ile şeritin bir ucuna batırın.şeritin kalan kısmını elinizle tutun.Çatalı batırdığınız kısmı tavaya koyup,yavaş yavaş çatalı kendi etrafında döndürün(bu şekilde hamuru çatal etrafına gevşekçe sarın.çatalı çekip tavayı hafif sallayın.Arkasından kalan hamurları tava dolana dek yerleştirin.
  6. alt kısımları kızarınca ters çevirin.,iki yüzü kızarınca bir tabağa alın. hamur bitene dek işlemi tekrarlayın.
  7. şerbeti hazırlayıp  15-20 dk. kaynatın. kızaran hamurlara  ılık şerbet dökün. 
  
  
                            
 
 
      


Yorumlar(5) - Yorum Ekle
 
GDO’ya Hayır - 7.6.2011


  Her geçen gün ulusal ve kültürel değerlerimizin bir bir kaybolduğu,adına küreselleşme denen süreçle birlikte;insanoğlunun hırsları,geleceğimizi büyük tehlike altına alıyor.Çocuklarım için ne yapabilirim,kültürel ve yerel değerlerim yok olmasın mı diyorsunuz?Genetiği değiştirilmiş ürünlere hayır mı diyorsunuz?..
   O zaman,olana bitene seyirci kalmayan bu insanlara katılalım!
 
 
    fikirsahibidamaklar.blogspot.com/
 
  
  
Fikir Sahibi Damaklar diyor ki:

Dünya dünya olalı  beri mısırın püskülüne konan kelebeği, artık 'konmamaya' ikna etmek üzere mısırın genetiğine işlenen bir kimyasal, yıkamakla çıkmaz, biliyorum; çünkü kızımın gözlerinin yeşili gibi, o kimyasal da, tümüyle mısırın kodlarında artık. Üzerinde ya da etrafında değil. İçinde.

Kelebek konarsa mısırın püskülüne ve yumurtalarını bırakırsa eğer, ürünün bir kısmı zarar görür, doğru. Ama, o mısırı kızım yediğinde, içine işlenen, yıkamakla temizleyemeyeceğim, haşladığımda gitmeyecek o kimyasal, kızıma ne yapar... Asıl onu merak ediyorum ben.

Diyorlar ki "üreticisi, eğer, GDO'lu ürünün zarar verdiğini fark ederse, ürününü piyasadan çeker!"
Diyorum ki, "benim kızım denek değil!"

Anneler! 26 Ekim Pazartesi günü 27388 sayılı Resmi Gazete'de sizi, ailenizi, çocuklarınızı çok yakından etkileyecek bir yönetmelik yayımlandı:

Tohumluklar dışındaki genetiği değiştirilmiş organizma ve ürünleri ile bunları içeren gıda ve yem maddeleri hakkında karar verme, işleme, ithalat, ihracat, izleme, tescil, etiketleme, kontrol ve denetim ile ilgili usul ve esasları kapsayan Gıda Ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar Ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol Ve Denetimine Dair Yönetmelik" !

Şu andan itibaren market raflarına uzanıp da aldığınız herhangi bir ürün, çocukluğunuzda yediğiniz, yemeye alıştığınız gıda olmayacak. Çocuklarımıza "çocukken yediğimiz"i yedirme hakkımız, elimizden alındı. "Yerine koyduğumuz"sa, çocuklarımıza yüksek ihtimal daha fazla sağlık problemi olarak dönecek. Yeni doğanlarımızda daha fazla otizm göreceğiz. Yeni doğanlarımızın daha çoğu yaşamayacak. Çocuklarımızın çocuklarını görebilme ihtimalimiz, annelerimizinkinden daha düşük olacak...

Aldığınız her ürünün etiketini okuyun. Her içeriği sorgulayın. Endüstriyel, hazır, paketlenmiş gıdalardan uzak durun. Organik ürün tercih edin. Sertifikasyon sistemi mükemmel olmasa da, bu ürünler diğerlerinden pahalı görünse de gözünüze, düşünün ki gerçek gıdayı tanımlamanın henüz başka bir yolu yok. Gerçek gıda tüketin. Gerçek gıda tüketmemek çok daha pahalı, unutmayın. Çocuğunuza ne yedirdiğinizi ve neden diğerini yedirmediğinizi anlatın. Anlatın ki, o da kendini koruyabilsin.

Ve unutmayın: bugünün dünyası kazanç odaklı! Cebinizdeki o binbir güçlükle kazandığınız paranın alım gücüne son kuruşuna kadar güvenin. Onu gerçek gıdaya yatırın. Düşünün ki raflardaki onca yapay ürün, onca niteliği düşük gıda siz satın almadığınızda karlılığını yitirecek. Düşünün ki, gıdaymış gibi yapan onlarca kavanoz, kutu ve şişe siz satın almadığınızda üretenlerine birer zarar olarak geri dönecek. Ve hayal edin, bir gün, eğer, çokuluslu şirketler fark ederlerse ki tüketici gerçek gıdaya yöneliyor, kimbilir, belki üretimlerini gözden bile geçirirler.

Gerçek gıdaya eşit erişim hakkı
çocuklarımızın en temel hakkıdır!

Bu yönetmelik bizi kollayan bir yönetmelik değil.
Bu yönetmelik çokuluslu şirketlere toprağımızı, tohumumuzu sömürme yolu açan bir kapı.
Vatandaşını ticaretin, gerçek gıdayı GDO'nun önüne koyan bir yönetim arzuluyoruz.
Biz GDO'lu gıdaların yönetilmesini değil, yasaklanmasını istiyoruz.
Yönetmeliği kaleme alan ve altını imzalayanlara bir çift sözümüz var:
"Oğul sadıklığın bu muydu? Valla kurda yedirdin beni!"

Fikir Sahibi Damaklar, "Ne yersek, oyuz" diyorlar

www.fikirsahibidamaklar.org

 


Yorumlar(6) - Yorum Ekle
 
Sebzeli Kremalı Makarna - 2.6.2011


    İki ay önce arkadaşlarım için hazırladığım bir sofrada bu makarnayı yapmış,ama fotoğraflayamamıştım.hemen siteye ekle,tarifini bekliyoruz'' diyerek beğenilerini belirttiler ama, ben daha geçen hafta tekrar yapabildim.Eşim ve evin küçüğü,klasik makarna tariflerinden başka çeşitlere sıcak bakmadıkları için ben de tekrar bir arkadaş sofrası için hazırladım.
   Makarna o kadar yeniliklere açık bir malzeme ki aslında, içine ne malzeme eklerseniz ekleyin  harikalar yaratabiliyorsunuz.Ben kızımın damak zevkiyle istediği malzemelerle  hazırladım.Sizlerinde eminim favori tarifleriniz vardır.Buradan paylaşırsanız,eminim,hepimizin makarna kültürüne katkıda bulunacaktır.Tariflerinizi bekliyorum.
 
     Malzemeler:
  • 1 paket burgu makarna(fisuli)
  • 1 adet kırmızı biber
  • 250 gr. mantar
  • 4 adet orta boy patlıcan
  • 5-6 parça kurutulmuş domates
  • 1 küçük kutu krema
  • zeytinyağ veya sıvıyağ
  • birkaç yaprak fesleğen(veya 1 tatlı kaşığı kuru fesleğen)
  • tuz,karabiber ve pulbiber
  1. Patlıcanları soyup,küp doğrayın.Tuzlu suda bekletin.
  2. Biberi küp doğrayıp az yağda kısık ateşte yumuşayana dek kavurun.Mantarları yıkayıp,ince dilimler halinde doğrayıp,tavaya ilave edip, kavurun.
  3. Tavadaki malzemeri bir kaseye alıp,suyundan çıkarıp süzdürdüğünüz patlıcanları tavaya alıp, az yağda kısık ateşte kavurun.Kaseye alın.
  4. Suda bekletip yumuşattığınız ve küp doğradığınız domatesi de az tavada çevirip,kasedekileri ilave edin.Kremayı ekleyip,3-5 dk. malzemelerle bütünleşmesini sağlayın.Baharatı, fesleğeni ilave edin(tavayı bu şekilde birkaç saat bekletebilirsiniz)
  5. Makarnayı pişirin,servisten hemen önce malzemeleri ekleyip harmanlayın.tabaklarına aldıktan sonra üzerine parmesan peyniri veya mihaliç peyniri rendesi ile servis yapın

    Not:

  • Ben ilk sofradaki sunumda, bu makarnayı, beşamel soslu tavuk ve yeşil salata ve balkabaklı chesee kek  ile;ikinci sunumda ise soya soslu, jülyen tavuk  kızartma ve çilekli irmik tatlısı(irmik tatlısını pişirip,küçük kalıplarda soğutup ters çevirdim.Üzerine bir iki dakika ateşte çevirdiğim dilim çileklerle yaptığım sosu döktüm) ile servis yaptım.
  • Burgu makarna malzemeyi daha iyi tuttuğunu düşündüğüm için tercih yaptım.Dilerseniz farklı bir çeşitte kullanabilirsiniz.

 



Yorumlar(0) - Yorum Ekle
 
Yumurtalı Menevcen - 25.5.2011


   Kuşkonmazın Karadeniz Bölgesi'nde yetişen aşısız halini, geçen yaz pazarda keşfettim. Köylünün dağlardan topladığı bu bitkinin, birçok hastalığa iyi geldiği söyleniyor.Yalnızca bir tezgahta bulabildiğim için,kaç hafta daha getireceğini sordum.''İki haftadır getiriyorum.Tezgah üstüne bile koymadan,müdavimleri var alıp gidiyorlar,bu da elimdeki son kalanlar deyince'',bütün tezgahı alıp,buzluğuma kaldırdım.Biliyorsunuz Anadoluda kuşkonmaz ancak bazı büyük marketlerde sadece konserve olarak bulunuyor.Geçen hafta Sahrap hanım''Biliyor musunuz pazarınızda kuşkonmaza rastladım?İstanbu'lda pazarlarda bulamazsınız,kıymetini bilin!'' demişti konuşmamızda.Ben de şans eseri rastladım ama çevremde pek bilen yok.İnşallah önümüzdeki yıllar daha fazla getirilir tezgahlara.Rastlarsanız, işte size satın aldığım pazarcının tarifiyle Menevcen:
   
 
    Malzemeler:
  • 1 bağ menevcen
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 2 yumurta
  • dilerseniz 1 küçük kuru soğan 
  • tuz,karabiber,kimyon ve pulbiber
  1. Menevcen saplarının sert kısmı kesilip(sapını hafif bükerseniz,kırılan kesim sert kısmı olarak ayrılacaktır) 2-3 cm. kalınlığında doğrayın.
  2. Tavaya alıp,üzerini geçecek kadar suya ilave edip,iyice yumuşayana dek haşlayın.(su az gelirse ilave edin.Ama çok fazla ilave edip süzerseniz,esas vitaminler bu suyla süzülmüş olur,buna dikkat edin)
  3. Tavaya tereyağ ilave edip,birkaç dakika kavurun.(tuz ilavesiyle)soğan ilave edecekseniz,ince doğrayıp kavururken ilave edin.
  4. Yumurtaları çırpıp,üzerine döküp,pişirin.Tabağa alıp,baharat serperek servis yapın.


Yorumlar(3) - Yorum Ekle
 
Teltel - 22.5.2011


 
 
 

    Geçen hafta sonu,ilimizde Hititlerden Günümüze Çorum Mutfağı  konulu yemek yarışması düzenlendi.Katılım formunu gördüğümde hepsi birbirinden değerli,jüri üyeleri beni oldukça heyecanlandırdı(Ahmet Örs,Nedim Atilla,Artun Ünsal,Sahrap Soysal,Hülya Ekşigil,Gabriele Sponza,Gülhan Kara,Elif Korkmazel,Eyüp Kemal Sevinç,Ahmet Uhri,Coşkun Aral,Ayşe Tüter...)Hepsiyle tanışma fırsatı bulmak için yarışmanın olduğu gün orada olmalıyım diyordum.Arkadaşlarımın destekleri ile yarışmaya katılarak tanışmanın daha iyi olduğunu düşünerek, son gün katılım formunu elime aldım.Çocukluğumdan beri  yapıla gelen birçok  lezzet bir bir gözümün önünde sıralandı.Birçoğunu yemek bloğumda verdim zaten ,onlardan bir ikisini  yaparım diyerek ,siteden seçmeye başladım.Ama birden birkaç yıldır bir türlü yapıp tarifini yazamadığım ve daha önce ne internette ne de yemek kitaplarında kayıt altına alınmayan ve yöremizin geçmişinde kış  geceleri  dost toplantılarının eğlenceli anlarının bir parçası teltel aklıma geldi. Artık çok az kişinin  bildiği bu tatlının bence diğer tatlılardan farklı bir yeri var büyüklerimize göre.Çünkü imece usulü yapılan bu tatlı,genci yaşlısı,erkeği kadını herkesin,yapımında emeği geçer,böylece kalabalık kış günlerinin eğlencesi olurmuş.Bu gecelerde birbiri ardına oyunlar çıkarılıp ,şakalar yapılır(yüzük oyunu,zenne oyunları gibi),türküler söylenirmiş.Dostluğun,yardımlaşmanın,sevginin  kıymetinin bilindiği günlerin,ağız tadıymış işte…

 
 Munise Teyze'mizin tecrübeleriyle,ailemin kuvvetiyle yapılan,1. liğe layık görülen tatlımız:
 
     Malzemeler:
  • 1 kg şeker
  • 8 su bardağı su
  • leblebi  büyüklüğünde limon tuzu
  • 300 gr. Leblebi unu(leblebi robotta çekilerek un haline getirilir)
  • 500  gr un(kavururken ceviz büyüklüğünde tereyağ tavada eritilir.Kokusu çıkıp biraz pembeleşene dek un kavrulur
  1. Şeker ve su bir tencereye konulup ağda koyu bir ağda haline gelene dek orta ateşte kaynatılır. Kıvamının geldiğini anlamak için bir kasede soğuk su bulundurulur.Şerbetten bir kaşık suya atılır. Birkaç sn sonra suyun dibindeki şerbet ele alınıp su kasesinin kenarına vurulur.Eğer cam gibi ses çıkarıyorsa ağda olmuş,kıvam gelmiş demektir.Limon tuzu ilave edilir,bir iki taşım daha kaynatıp ocaktan alınır.Tabanına ve kenarlarına  tereyağı sürülmüş bir tepsiye,dökülüp soğuk bir yerde donması beklenir.
  2.  Donan ağda, dikkatlice(ama çok dikkatli)kenarından kaldırılarak ,kesinlikle kırılmadan rulo haline getirilir.
  3.  Ortaya büyükçe bir tepsi(bizde masaf dinilir)alınır. Artık güçlü kollar(genelde bu kısımdan sonrasını erkekler yapar)bu tepsi üzerinde hem esnetip,hem sıkarak ,her yeri aynı kalınlıkta tepsi büyüklüğünde genişletirler.
  4. Sonra bir ucu elle yassıltıp,diğer uç inceltilerek,iki uç birleştirilir(nereden birleştiği belli olmayacak şekilde ve sıkı)Bu işlemden sonra,halka haline gelen ağda önce 8 şeklini alıp,sonra iki yuvarlak üst üste getirilir.
  5. Böylece ağda ikiye katlanmış ve küçük halka haline getirilmiş olur. Tekrar hem sıkarak hem de esneterek(yine aynı eşitlikte)ikiye katlanmış halkalarda birleştirilerek,tepsi büyüklüğüne getirilir.Tekrar ikiye katlanır….(bu esnetme ve katlama işlemleri 10 tur devam ettirilir.
  6. Bundan sonra esnetme ve katlama işlemi una bulayarak tekrarlanır(leblebi unu ve kavrulmuş un birleştirilir ve tepsiye ağda üzerine dökülür)Ta ki  ince saç teli yumağı görünümü alana dek.Bundan sonra tatlı 4 er parmak kalınlığında kesilip servis yapılır.
  • Tatlının hiç kopmadan tur atlatılması gerekir.’’Ne kadar sıçan kuyruğu az ise o kadar güzel demektir teltel’’derler.Neeee dediğinizi duyar gibiyim!Evet sıçan kuyruğu diye teltelin işlem bitmeden kopan tellerinin kalın kalması ile oluşan kısımlarına derlermiş.
  • Annemin  anlattığına göre bazen donması için kış soğuğunda avluya konulan  tepsiyle ağdanın bir komşu tarafından gizlice alınması da ayrı bir eğlence imiş.Ağdayı alan ertesi gün ortaya çıkar(kendi söyler)ve ceza olarak ta çaldığı ağdanın iki katı ağda hazırlayıp,tüm komşuları teltele çağırırmış.Birlikte çekilir,oyunlar çıkararak yerlermiş.Gençlerin de en büyük zevki unlu telteli ağızda pufff yapıp, yanındakinin üzerine püskürtmekmiş…
 
 
 
     
   
 
   
 
   
 
   
 
 
   Yarışma sonuçları şöyle:
 
   Yöresel çorbalar ve aşlar:
  1.  Raika Kayısı (yarma çorbası)
  2.  Akile Canbolat (yaprak içi)
  3.  Yusuf Yıldız (toyga aşı) 

   

   Yöresel Sebze Yemekleri: 
  1.  Fatma Şahinli (söbelik mantarı dolması)
  2.  Kamile Özgür (madımak)
  3.  Birgül Yıldırım (baklalı yaprak sarma)

   
    Yöresel Et Yemekleri ve Kebaplar: 

  1.  Fadime Yıldırım (keşkek)
  2.  Şerif Tosun (İskilip dolması)
  3.  Ayfer Yılmaz (horoz etli bulgur pilavı) 

   Yöresel Hamur İşleri, Pilavlar ve Ekmekler: 

  1.  Begümhan Eren (nohutlu mantı)
  2.  Reyhan İlbaş (su böreği)
  3.  Meryem kadife (kuru mantı) 
   Yöresel Tatlılar:
  1. Meryem Kadife (teltel)
  2. Hakime Demirel (kater)
  3. Ayşegül İlci (hasıda) 
     

   Deneysel Hitit Mutfağı Yemekleri

  1. Yusuf Dalkılıç (zalpa)
  2. İsmail Demiralan (zalpa)
  3. Haydar Savaş Akkuş (zalpa)

  Bilmediğimiz çok lezzetlerimiz varmış meğerse!Birbiri ardına tarifleri siteye eklemek istiyorum,inşallah...




 



Yorumlar(20) - Yorum Ekle
 
Jülyen Salata - 26.3.2011


   Aslında size bu salatayı  Gonca'nın sofrasında birlikte vermek isterdim ama yine  makinemin acizliğine uğradım(geçen haftalarda yine misafirlerim için hazırladığım sofrayı ve birkaç tarifimi yine bunun için veremedim)dün misafirlerime yaptım ve fotoğrafladım.Sofradan diğer salatayı da en yakın zamanda yapıp  vereceğim.Salata tariflerimize böylece iki güzel lezzet daha eklenmiş olacak. 
   Ellerine sağlık arkadaşım,masanın güzelliği ve tarifler Sevgili Refika'nınkinden aşağı kalmamıştı,herşey harikaydı!)
 
     Malzemeler:
  • 3 adet orta boy kabak
  • 4 adet orta boy havuç
  • 2 adet kırmızı biber
  • 2 adet sarı biber
  • 250 gr mantar
  • 1 kase dilimlenmiş biberli yeşil zeytin
  • 1 su bardağı dereotu (kıyılmış)
  • 3-4 kaşık konserve mısır
  • sos:
  • yarım limon suyu
  • 2-3 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı toz nane veya 10-15 yaprak taze nane(kıyılmış)
  • 1 silme tatlı kaşığı pulbiber
  • tuz
  1. Sebzeleri jülyen doğrayıp,ayrı ayrı çok az zeytinyağında soteleyin(az yumuşayıncaya dek)
  2. Mantarı ince doğrayıp soteleyin.
  3. Bütün sebzeleri ve kalan malzemeyi sosla karıştırıp harmanlayın.
  4. Servis kabına alıp dereotu ,mısır ve zeytin ile süsleyin.

                                jülyen doğrama

                
 
        


Yorumlar(8) - Yorum Ekle
 
Süpriz Toplar - 2.3.2011


   Sevgili Nihan'ın sofrasında tattığımdan bu yana, iki haftada üç kez yaptım.Benim gibi herkesin de beğenisini alıyor.Olmadı,tutarmı,yapabilirmiyim derdi yok bu tatlıda inanın.En güzelide,son yaptığımın bir kısmını buzluğa atmıştım(şerbetlemeden)İki gün önce de çıkarıp,buzu çözülünce,şerbetleyip,sosladım.Harika oldu.Bundan sonra dolabımda da hazır bulunduracağım.Deneyin derim,sizde bayılacaksınız!...
   
 
      Malzemeler:

      kakaolu hamur:

  • 1 paket margarin veya tereyağ(oda sıcaklığında)
  • 2 yumurta
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu 
  • 3,5 -4 su bardağı arası un(yumurta büyüküğüne göre değişir)

      iç malzemesi:

  • 2 su bardağı hindistan cevizi rendesi
  • 1 çay bardağı şeker
  • 1,5 çay bardağı süt

      şerbeti:

  • 2,5 su bardağı şeker
  • 2,5 su bardağı su

      ayrıca:1 paket çikolata sosu(paketin üzerinde yazdığı gibi hazırlanacak)

  1. İç malzemesini bir küçük tencereye alıp,karıştırarak bir taşım kaynatın,soğutun.
  2. Kakaolu hamur içinYağı ve,yumurtayı,sıvıyağını ve kakaoyu karıştırıp,unu azar azar ilave ederek,yoğurun.
  3. İçli köfte yapar gibi elinize aldığınız yumurta büyüklüğünde(veya daha küçük)hamurun içini oyup,hindistancevizli iç malzemesi ile doldurun(sıkı)Kapatıp yuvarlak bir formda tepsiye dizin.Hamur bitene dek işlemi tekrarlayın.180 °C de ısıtılmış fırında pişirin.
  4. Kurabiyeler fırında pişerken kaynar suya şekeri ilave edip,yalnızca eriyene dek karıştırıp ocaktan alın.
  5. Fırından çıkan kurabiyeleri,3-4 dk. beklettikten sonra, sıcak şerbeti üzerine gezdirin.
  6. Servis zamanına kadar üzeri kapalı bekletin.Pasta tabaklarına aldıktan sonra, üzerine çikolatalı sos döküp servis yapın.

   Notlar:

  • Bu ölçülerde 30-32 kurabiye çıkıyor.
  • Kurabiyelerin bir kısmını kullanıp kalanını,buzluğa kaldırabilir,tekrar dolaptan çıkardığınızda,oda sıcaklığına gelene dek bekletip,sıcak şerbet dökebilirsiniz(bu aşama da şerbetlemeden fırında ısıtabilirsiniz,ama farkı olmuyor)İlk günkü gibi oluyor inanın.
  • Çikolata sosunu 1-2 gün önceden hazırlayıp dolapta bekletebilirsiniz.Eğer çıkardığınızda akışkan değilse,1-2 kaşık süt ilave ederek kıvamı inceltebilirsiniz.Ayrıca,piştikten hemen sonra içerisine 40-50 gr. çikolata ilave ederseniz, lezzetini artırırsınız.Ben genelde paketin yarısını pişirip,kalanını dolaptakiler için buzdolabında saklıyorum.Hazır çikolata sosu kullanmak istemezseniz,buradaki sos tarifimde çok güzel oluyor.Sosu oda sıcaklığında veya soğuk olarak servis yapın.
  • Pişen kurabiyeleri,fırın tepsisinden alıp,boşluk kalmadan yan yana dizebileceğiniz bir tepsiye dizerseniz,şerbeti daha iyi çekecektir.
  • Şerbetli olduğu belli olsun isterseniz,şerbet ölçülerini 3 su bardağına çıkarın.Ayrıca,buzluğa ayırdığınız kurabiyeler için de şerbetim hazır olsun isterseniz,şerbeti hazırlayıp,bekleteceğiniz kadarını,ocaktan alır almaz,bir kavanoza(dolduracağı büyüklükte) boşaltıp,ağzını sıkıca kapatıp ters çevirin.Soğuyunca oda sıcaklığında veya kilerde bekletin.1-2 ay içerisinde rahatlıkla kullanabilirsiniz.  
 
 
 


Yorumlar(32) - Yorum Ekle
 

Sayfa {1} {2} {3} {4} {5} {6} {7} {8} {9} {10} {11} {12} {13} {14} {15} {16} {17} {18} {19} {20} {21} {22} {23} {24} {25} {26} {27} {28} {29} {30} {31} {32} {33} {34} {35} {36} {37} {38} {39} {40} {41} {42} {43} {44} {45} {46} {47} {48} {49} {50} {51} {52} {53} {54} {55} {56}

Ara:

» Genel bilgi
    ¤ Ana sayfa
    ¤
Hakkında
    ¤ Tüm tarifler
    ¤ Kullanılan ölçüler
» Yemek listesi
    ¤ Çorbalar
    ¤ Sıcak yemekler
    ¤ Köfteler
    ¤ Salatalar ve Zeytinyağlılar
    ¤ Hamur işleri
    ¤ Şerbetli ve Sütlü Tatlılar
    ¤ Kekler ve Pastalar
    ¤ Kurabiyeler
    ¤ tartlar,paylar ,kişler
    ¤ Kahvaltılık
    ¤ Reçeller ve Marmelatlar
    ¤ Yöresel yemekler
    ¤ Sofralar
    ¤ Faydalı Bilgiler
    ¤ Kış Hazırlıkları
    ¤ Linkler
    ¤ Deneme Mutfağı
» En çok beğenilenler
    ¤ Havuçlu Kek ve Havuçlu Pasta
    ¤ Amonyaklı Pasta
    ¤ Kandil Simidi
    ¤ Lokma Tatlısı
    ¤ Midye Böreği
» Yemek arşivi
 
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31  
» İstatistikler
 Bugün tekil hit : 175
 Bugün sayfa izlenimi : 414
 Bu hatfa tekil hit : 2.632
 Bu hafta sayfa gösterimi : 22.313
 Bu ay tekil hit : 17.876
 Bu ay sayfa gösterimi : 152.703
 Genel tekil hit : 1.649.898
 Genel sayfa gösterimi : 11.969.270
» Bağlantılar
 -
» Müzik kutusu





 


©
2007 Defne Yaprağı - Tüm hakları saklıdır.   
Tasarım, hosting: Gisa   
 


kocaeli, Kocaeli, İzmit, Izmıt , kocaeliyerel.com, kocaeli rehberi, haber, kocaeli haber ,rehber, şehir, etkinlik, kültür, sanat, film, sinema, lezzet, yemek, yeme, içme, eğlence, moda, alışveriş, indirim, ücretsiz, armağan, bedava, haber, gezi, turlar, tatil, turizm, iş, ticaret, eğitim, opera, bale, tiyatro, konser, parti, müzik, festival, fuar, kongre, arama, harita, , kocaeli olay, özgür kocaeli , bizim kocaeli , Turkey, Türkiye